Tanıtımın "demo", sunucunun "spiker",
Gösteri adamının "showmen", Radyo sunucusunun "diskjokey",
Hanım ağanın, "firstlady" olduğuna
Şaşıranınız var mı?
Dükkânın "store", bakkalın "market", torbanın "poşet",
Mağazanın "süper", "hiper", "gross market",
Ucuzluğun, "damping" olduğuna
Kananınız var mı?
İlan tahtasının "billboard", sayı tablosunun "skorboard",
Bilgi alışının "brifing", bildirgenin "deklarasyon",
Merakın, uğrasın "hobby" olduğuna
Güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde"welcome" çıkışında "goodbye"
Okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın, "* guard",
Sanat ve meslek pirlerinin "duayen",
İtibarın, saygınlığın,"prestij" olduğunu
Bileniniz var mı?
Sekinin, alanın "platform", merkezin "center",
Büyüğün "mega", küçüğün "mikro", sonun "final",
Özlemin hasretin, "nostalji" olduğunu
Öğreneniniz var mı?
İş hanımızın "plaza", bedestenimizin "galeria",
Sergi yerlerimizi, "center room", "show room",
Büyük şehirlerimizi, "mega kent" diye
Gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın "fast food",
Yemek çeşitlerimizin "menü",
Hesabını, "adisyon" diye
Ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi "dubleks",
Üç katlı komşu evini "tripleks",
Köşklerimizi "villa", eşiğimizi "antre",
Bahçe çiçeklerini "flora" diye
Koklayanınız var mı?
Mesireyi, kır gezisini "picnic",
Bilgisayarı "computer", hava yastığını "air bag",
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, "okey" diye
Konuşanınız var mı?
Çarpıcı önemli haberler, "flash haber",
Yaşa, varol sevinçleri, "oley oley",
Yıldızları, "star" diye
Seyredeniniz var mı?
Virvirik dağının tepesindeki köyde,
"Cafe show" levhasının altında,
Acının da acısı
Kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı,
İnancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığına, talan edildiğine,
Özün el diline özendiğine,
İçi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
Ata sözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi,
Ninnilerimizi kaybettik,
Türkçe'miz elden gidiyor,
Dizini döveniniz var mı?
konuyu yanlış yere açtıysam şimdiden özür dilerm
canımdan caN aLıyosun qiTmee !...
umudumu kırıyosuN giTme
sen kendini kandırıyosun böyLe
gönlün benden uzak mutlumu olur
sevdayı senLe taTtıM qitme
kalbimi çıkarıp veriyim eLine
bu can sensiz yaşamasada olur
bunu ben paylaşmış olsam bile belkide en çok kullanAnlardan biriyim...
ama yinede bilgimiz olsn...
ve dikkat edelim...
canımdan caN aLıyosun qiTmee !...
umudumu kırıyosuN giTme
sen kendini kandırıyosun böyLe
gönlün benden uzak mutlumu olur
sevdayı senLe taTtıM qitme
kalbimi çıkarıp veriyim eLine
bu can sensiz yaşamasada olur
Ben konuya şu açıdan yaklaşıcam ; bazen deriz ki; ok, bye, slm, grsrz vs vs türkçemizi mahvediyoruz... Bunların temel hatası hazırcı bir millet olmamız ve hava atmamızdan kaynaklanıyor...
Sanalda ; aman chatte tamam yazana kadar karşımdaki çok bekler selam yazarsam beni yeni sanır gibi düşüncelerimiz fazlasıyla var,
Reelde; 20 metre kare dükkandan alışverişte yapsak, sorduklarında marketten geliyorum gibisinden havamızı atarız veya hep marka delisi bir millet olduğumuzdan üstümüze yakışanı değilde cebimizi rahatsız edeni ve marka olanı alırız..
Birilerinde birşeyler görmeyelim hemen onun muadilini bulur veyahut yaptırırız..Mesela futbol sahalarında eşine çoğunlukla rastladığımız bir konu; dövme sanatı.. Bir futbolcu da görüp aaaa bende yaptırsam kesin bi havam olur bir kaç kız dövmemi beğenir bana sorduklarında da " çok büyük anlamı var bende" diyerek havamı atarım düşüncesi fazlasıyla hakim.. Lafım meclisten dışarı diyerekten; dövme yaptıranlara veya kaşını gözünü deldirenlere karşı bi antisempatim olmuştur, nedeni ise kendi yaptırdıkları şeylerden fazlasıyla anlam çıkarmalıdır..
Genelleme yaptım yazdıklarımda arada muhakkak ki istisna kişiler olucaktır..
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz.
Starbucks gençliğdiir efen'im bunlar.Bir de Gloria Jeans gençliği vardır ki aralarında bariz benzerlikler bulunur.Ben buralara çok gider ve gözlemlerim.(Nüansa dikkat,ben gözlem yapmak için gidiyorum)
Olay tamamen özenti toplum olma yolunda seyretmektedir.Çok feci clubber olasım var Anırcan,tamam Verengül benim de accayip şekilde mochasım var.Önce starbucks'a jumplayalım,oradan da Balance'a.Bu arada mocha basit bir üzüm suyudur ama 6 ytl den kakalarlar.
Bu ülkenin %70'i genç nüfustur ve yozlaştırma oyunları elbette gençliğin üzerine oynanacaktır.Nitekim başarılı da olunmuştur.Devletin bu konuda pasifliği ise olayın artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinin bariz göstergesidir.Ben de marka giyiyorum ama imkanlarım var.İmkanı olmayıp marka giyinmeye çalışan özentilere kızıyıroum.Madem yok neden kendini zorluyorsun kardeşim diyeceksiniz ama ortam öyle bir hal almış ki,kıstas kıyafetin kalitesi olunca ve imitasyon ya da marka olmayan kıyafetler alınca ortamdan dışlanıyorsunuz.Kimse dışlanmak istemediği için de tüm imkanlarını zorlayarak eli mahkum gidip pahalı mağazalardan alşveriş yapıyor.
Hayat mı bizim içimizde yoksa biz mi hayatın içindeyiz sorusuna yanıt verebiliyorsak ve kişilik arayışı içerisinde değilsek birşeyler daha belirgin bir şekilde anlaşılmaya başlanıyordur.