Kullanıcı Adı:
Şifre:


Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Türk Dili - Kelime Bilgisi
21-03-2007 12:55 AM Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #1
Türk Dili - Kelime Bilgisi


Düzeltme İşareti

Düzeltme işaretinin (^) iki görevi vardır: Uzatma ve inceltme. Bu işaretin kullanılacağı yerler aşağıda gösterilmiştir:

1. Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine düzeltme işareti konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem (dünya, evren); alim (her şeyi bilici), âlim (bilgin); aşık (ayak bileğindeki kemik), âşık (vurgun, tutkun); hakim (hikmet sahibi), hâkim (yargıç); hali (pazar yerini), hâli (durumu, vaziyeti); hala (babanın kız kardeşi), hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).

Yazılışları bir, işlevleri ve okunuşları farklı olan Arapça bi-, Farsça bî- ön eklerini birbirinden ayırt etmek için okunuşu uzun olan Farsça bî- ön ekinde düzeltme işareti kullanılır: bîçare (çaresiz), bîtaraf (tarafsız), bîvefa (vefasız); bihakkın (hakkı ile), bizatihi (kendiliğinden), bilumum (bütün, hepsi).

UYARI : Katil (< katl = öldürme) kelimesiyle karışma ihtimali olduğu hâlde katil (ka:til = öldüren) kelimesinin düzeltme işareti konmadan yazılması yaygınlaşmıştır. Bu yaygınlaşmada düzeltme işaretinin k’yi ince okutması endişesi etkili olmuştur.

2. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım kelime ve eklerde g, k, l ünsüzlerinin ince okunduğunu göstermek için, bu ünsüzlerden sonra gelen a ve u sesleri üzerine düzeltme işareti konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, kâr, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût; ahlâk, billûr, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, ilâve, iflâs, ihtilâl, istiklâl, kelâm, lâkin, lâle, lâzım, mahlâs, selâm, sülâle, telâş, üslûp.

Batı kökenli kelimelerde de l ünsüzünün ince okunduğunu göstermek için düzeltme işareti kullanılır: klâsik, lâhana, lâik, lâmba, Lâtin, melânkoli, plâk, plâj, plân, reklâm.

UYARI : Lâik sözünde l ince okunur, a uzatılmaz.

Ses yansımalı kelimelerde de l ünsüzünün ince okunduğunu göstermek için düzeltme işareti kullanılır: lâpa lâpa, lâp lâp, lâkırdı, lâppadak.

3. Nispet î’sini göstermek için düzeltme işareti kullanılır: ahlâkî, dâhilî, dünyevî, edebî, fikrî, haricî, iktisadî, insanî, medenî, sıhhî, siyasî. Böylece (Türk) askeri ve askerî (okul), (İslâm) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî (tartışmalar), (Atatürk’ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) gibi anlamları farklı kelimelerin karıştırılması önlenmiş olur.

Söyleyişte kısalmış olan nispet î’lerine düzeltme işareti konmaz: çengi, çini, tiryaki, zenci; Kutsi, Necmi, Ruhi.

Nispet î’si bazı Türkçe kelimelerde de kullanılır: altunî, bayatî, gümüşî, kurşunî. Bu örneklerde ikinci heceler de uzun söylenir.

Türkü (< Türkî), varsağı (< Varsağî), Hüsnü, Lütfü, kırmızı gibi kelimelerde nispet î’si ünlü uyumlarına uymuştur.

Nispet î’si alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: ciddîleşmek, ciddîlik, millîleştirmek, millîlik, resmîleştirmek, resmîlik.

Sözlük, dizin ve ansiklopedilerde düzeltme işareti almamış olan kelimeler önce gelir.
adet (sayı)
âdet (gelenek, alışkanlık).

Ekler

Türkçemiz yapısı bakımından son eklemeli bir yapıya sahiptir. Almanca ve İngilizce gibi dillerde kelime türetme, ön ek, orta ek yada son ek yoluyla yapılırken, Türkçe kelimeler sonlarına eklenen seslerle türetilir yada anlamları işlerlik kazanır. Bazı ekler eklendikleri kök yada gövdenin anlamını değiştirirler bunlara Yapım Ekleri denir.

Bazı ekler ise eklendikleri kök yada gövdenin anlamını değiştirmezler sadece miktarda değişiklik yaparlar, isim ile ilgili bulunma, ayrılma, çıkma, yönelme, aitlik, zaman, şahıs…vs.gibi anlamlar yüklerler bunlara da Çekim Ekleri denir.

Yapım Ekleri :

Kelime kök yada gövdelerinden yeni anlamlı kelimeler türetmeye yarayan eklerdir.

Bazı dilbilgisi kitaplarında yapım ekleri ayrı ayrı verilmiştir. Bu sizleri (öğrencileri) ezbere iter. Oysa yapılması gereken tanımı bilmektir. Eğer bir ek, kelimenin sonuna eklenmeden önceki kelimenin anlamını değiştiriyorsa yapım eki olduğunda tereddüt yoktur. Ancak yapım eklerinin isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, fiilden fiil yaptığı bilinerek sonuna -mek, -mak mastar eki eklenebilen ekler fiil yapmıştır, bu ekleri almayan ekler de isim yapmış demektir.

İsimden İsim Yapan Yapım Ekleri :

Göz-lük-çü

“Göz” kelimesi bir organa verilen isimdir. “-lük” ekinin yapım eki olduğunda şüphe yoktur. Çünkü “gözlük” kelimesi organ adı olan ismin anlamını değiştirerek cam ve çerçeveden oluşan ve o organa takılan araç anlamı yüklemiştir. “-çü” eki de aynı şekilde anlam değiştirerek “gözlük” aracını yapan, satan kişinin mesleğinin adı anlamını yüklemiştir.

“Öğretmen” isimdir. “Öğretmen-lik” -lik eki isimden isim yapmıştır.

İsimden Fiil Yapım Ekleri : Eklendiği kelime isimken, ekle beraber kelime fiil oluyorsa yani son haline mastar eki (-mek, -mak) eklenebiliyorsa ek ismi fiil yapmıştır.

“Yaş” sözcüğü isim iken “-a” eki onu yaşa-mak fiiline dönüştürüyor. Fiil yapıyor.

Fiilden İsim Yapan Ekler : Eklendiği kelime isimken, ekle beraber isim oluyorsa yani son haline mastar eki ( -mek, -mak) eklenemiyorsa ek fiili isim yapmıştır.

“yaşa” fiil iken “-m” eki isim yapar ve sonuna mastar eki eklenemez.

Fiilden Fiil Yapım Ekleri : Eklendiği kelime fiilken, ekle birlikte yine fiil oluyorsa yani sonuna mastar eki eklenebiliyorsa bu ek fiilden fiil yapan yapım ekidir.
Uç-(mak), Uç-ur-(mak) (-ur eki geniş zaman eki ile karıştırılmamalıdır.)

Uyu-……… uyu-t-……………

Çekim Ekleri

Kelimelere yada köklerine eklenerek işlerlik kazandırırlar. Kökün yada gövdenin anlamını değiştirmezler.

Zaman ekleri; kip ekleri (-ayım, -eyim, -se, -sa, -mek, -mak) Şahıs ekleri, Durum (hal) ekleri, İyelik (aitlik) ekleri, çoğul ekleri, ilgi ekleri, eşitlik ekleri çekim ekleridir.

gel-iyor (şimdiki zaman eki)
kapı (yalın hal)
gel-eyim (istek kipi)
kapı-y-ı (belirtme durumu)
gel-se (şart kipi)
kapı-dan (ayrılma durumu)
gel-meli (gereklilik kipi)
dede-m (iyelik eki)
geldi-m (I.Tek.şah. eki)
dede-miz (iyelik eki)
geldi-n (II.Tek.şah. eki)
köy-üm (iyelik eki)
çanta-lar (çoğulş eki)
adam-ın (ilgi eki)
millet-çe (eşitlik eki)
insan-ca (eşitlik eki)


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!
21-03-2007 12:55 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
21-03-2007 12:57 AM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #2
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi


Harfler

Dildeki sesleri gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlere harf denir. Harf ile ses terimlerini birbirinden ayırmak gerekir. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşim olarak tanımlanan ses, dili oluşturan en küçük birimdir. Harf ise seslerin yazıdaki karşılığıdır.

Türk alfabesi

Bir dildeki harflerin belirli bir sıraya dizilmiş bütününe alfabe denir. Türk alfabesi, Lâtin harfleri esas alınarak, 1.XI.1928 gün ve 1353 sayılı kanunla tespit ve kabul edilmiştir. Bu kanuna göre, Türk alfabesinde 29 harf bulunmaktadır.

Türk alfabesindeki harfler, kanuna göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

Yeni Türk yazı sisteminde her ses için ayrı bir harf ilkesi gözetilmiştir. Ancak, boğumlanma noktaları farklı olan, kalın ve ince olmak üzere iki türü bulunan g, k, l sesleri için birer harf yeterli görülmüştür.

Lâtin harflerini kullanan yabancı milletlerin yazı sistemlerinde büyük i harfi noktasız yazılır. Ibsen, Illinois, Indiana, Innsbruck, Ionesco, Iowa, Istrati gibi. Türk imlâ kurallarında da yabancı isimlerde büyük i harfinin noktasız yazılışı benimsenmiştir. Sözlük, dizin ve ansiklopedilerde bu tür isimler noktasız yazılır; ancak, bu isimler i sırasında yer alır.

Yabancı alfabelerde kullanılan q, w, x harfleri; sözlük, dizin ve ansiklopedilerde ... p, q, r ... ...v, w, x, y sırasına göre yer alır.


İsim Tamlaması

Birden fazla ismin iyelik, tür, nitelik vb. ilgilerle oluşturduğu kelime grubudur: Akdeniz akşamları, benim ödevim, defne yaprağı, gül kokusu, hesap makinesi, insanlık hâli, masa örtüsü, öğrencilerin sınavı, öğretmenin kalemi vb. Grubu oluşturan kelimelerden birincisi tamlayan (belirten), ikincisi tamlanan (belirtilen)dır. Bu kelime grubunda, tamlayan ilgi hâli ekini (-ºn, -nºn); tamla^nan ise iyelik ekini (-ı, -i, -u, -u; -sı, -si, -su, sü) alır. Bu durumda tamlama, belirtili isim tamlaması olur: adamın iyisi, dayımın oğlu, Konya’nın havası, köyün yolu, öğrencinin sırası vb.

Belirtili isim tamlamalarında sıfat, tamlayan veya tamlanandan önce getirilebilir. Anlam sıfatın yerine göre değişir: eski masanın örtüsü (eski olan, masadır), masanın eski örtüsü (eski olan, örtüdür.)

İlgi eki söylenmezse (veya yazılmazsa) belirtisiz isim tamlaması olur: Amasya elması, Ankara yolu, ateş parçası, belediye başkanı, Erciyes dağı, gül kurusu, Marmara denizi, Selçuk Üniversitesi, söz varlığı, su testisi gibi.

Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan isim genel ve belirsiz olmasına rağmen tamlanana bağlılık daha kuvvetlidir. Bu bakımdan sanki iki isim bir nesnenin adı olmak için birleşik isim oluşturmuşlardır: çalışma masası, bulaşık makinesi, çay bardağı, dana eti, duvar saati, hesap makinesi, İngiliz anahtarı, pencere bandı, yatak örtüsü gibi.

Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelimeler girmez: bahar tazeliği, çilek reçeli gibi. Bu sebeple millî eğitim eski müdürü, Malatya eski valisi, devlet eski bakanı, makine yüksek mühendisi gibi tamlamalar yanlıştır. Sıfat, tamlamanın başında yer almalıdır: eski millî eğitim müdürü, eski Malatya valisi, eski devlet bakanı, yüksek makine mühendisi gibi. Bugün her iki şekil de kullanılmaktadır. Yanlış kullanımda vurguya dikkat edilmelidir. Tamlama belirtili olursa araya başka kelimeler girebilir: motorların saatlerdir süren sinir bozucu gürültüsü gibi.

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Kadıköy, Topkapı gibi örneklerde (galatımeşhur olarak) tamlanan eki atılarak dil yanlışı yapılmıştır. Son zamanlarda bu yanlışlığın çeşitli sebeplerle gittikçe yaygınlaştığı görülmektedir: bayan giyim, çocuk ayakkabı, kemer patlıcan, yaprak sarma, ciğer tava, tavuk döner, şiş kebap, Kumru Sokak, Lise durak, gül bahçe, Zafer çarşı gibi örnekler Türkçenin yapısına uymaz. Bu konuya aydın insanların özen göstermesi gerekir.

İkiden fazla isimle kurulan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir: çocuk kitapları sergisi, insanların dürüstlüğünün göstergesi, okulun giriş kapısı, tavşanın suyunun suyu vb. Bu tipteki tamlamalarda ilgi ekinin ikiden fazla kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar: okulun bahçesinin kapısının rengi vb.

İsim tamlaması, esasen her iki ögesi isim olan iyelik grubunun üçüncü kişisinden başka bir şey değildir: benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin arabanız, onların arabası biçiminde kişilere göre yapılan iyelik çekiminde birinci ve ikinci kişilerde tamlayan yerine sadece kişi zamiri (ben, sen; biz, siz) kullanılırken üçüncü kişilerdeki o zamiri yerine sınırsız isim kullanılabilir. Bu durumda iyelik gruplarına isim tamlaması denebileceği gibi isim tamlamalarına da iyelik grubu demek mümkündür.

İyelik grubunu (isim tamlamasını) oluşturan unsurlardan her biri tek kelime olabileceği gibi (benim öğrencim, sözün özü) isim görevinde kelime grubu da olabilir. Tamlayan veya tamlananın birden fazla olması da mümkündür: dostluğun, arkadaşlığın güzelliği; okulun lâboratuvarları, sınıfları, kantini gibi


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!
21-03-2007 12:57 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
21-03-2007 12:58 AM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #3
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi


İsimler (Adlar)

Canlı, cansız bütün varlıkları, kavramları, duygu ve düşünceleri , durumları ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini tek tek veya cins cins karşılayan kelimelerdir.

Görev ve Anlamlarına Göre

Somut İsimler : Beş duyu organımızla algılayabildiğimiz varlıklar somuttur. Bunları duyarız, tadarız, dokunuruz, görürüz, koklarız.

Kuş, tabak, dağ, su, sıra, tahta, şeker..........vb.

Soyut İsimler : Beş duyu organımızla algılayamadığımız varlıklardır : akıl, sevgi, sevinç, keder, iyilik.....gibi.

İş ve Eylem Gösteren İsimler: Fiil soylu “-mek, -mak, -ma, -me, -ış, - iş ”ekleriyle türetilen ve iş, oluş, eylem, (hareket) bildiren isimlerdir. Bunlara fiilimsi (isim fiil) de denir.
Çalışmak, uyumak, dokunma, eğlenme, bakış, gülüş, kaçış........vb.

Varlıkların Türüne Göre

Özel İsimler : Tek olan, diğer varlıklara benzemeyen varlıkların adlarıdır: Karacaoğlan, Atatürk, Türkçe, Minnoş,……………vb.

Tür İsimleri = Cins İsimleri : Aynı cinsten birçok varlığa ortak ad olan isimlerdir.
El, ayak, tırnak, kardeş, masa, defter, kitap, kalem………vb.

Tekil İsimler : Aynı türden varlıkların bir tekinin adıdır.
Çocuk, ay, yıldız, taş………vb.

Çoğul İsimler : Aynı türden birden çok varlığı gösteren -lar, -ler çoğul ekleriyle oluşturulan isimlerdir.
İnsanlar, defterler, kitaplar, öğrenciler………vb

Topluluk İsimleri : Biçim bakımından tekil görüldüğü halde çokluk yada topluluk kavramı veren adlardır.
Ordu, alay, sürü, kurultay, meclis, takım………vb.

Yapı Bakımından

Basit İsimler : Hiçbir yapım eki almamış isimlerdir. Ev, ot, et, kuş vb.

Türemiş İsimler : İsim yada fiil kök ve gövdelerinden yapım ekiyle türemiş isimlerdir.
yol-cu, meslek-taş, sil-gi,………vb.

Bileşik İsimler : İki ismin aralarına başka bir kelime girmeyecek şekilde birleşip kalıplaşmasıyla oluşan isimlerdir.

Anayurt, Çanakkale, açıkgöz, boşboğaz, Pamukkale, Atatürk……vb.

İSMİN HALLERİ

İsmi ; belirten, yöneldiğini, bulunduğunu, ayrıldığını belirten eklerdir. İsmin köküne ya da gövdesine eklenen eklerle oluşturulur.

-a
Hatice okula gelmedi. ( cümlesindeki “okul” sözcüğü yalın halde, “okula” sözcüğü ismin -a hal ekini alarak yönelme bildirmektedir.)

Aynur çantayı getirmiş. (“çanta”kelimesi yalın haldedir.-y ünsüzü “y,ş,s,n” yardımcı seslerinden biridir. -ı hal ekini alarak belirtme durumu ifade eder.)

-da
Öğle vakti okulda kaldım. ( “okul” yalın halde, “-da” hal ekini alarak kalma ifadesi taşımaktadır.)

-den
Evden geç çıktım. ( “ev” kelimesi(ismi) yalın halde,”evden” kelimesi ismin -den hal ekini alarak ayrılma ifade[b] eder.)
[/b]


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!

En son düzenleme: 21-03-2007 12:59 AM yağmurlar.

21-03-2007 12:58 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
21-03-2007 01:00 AM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #4
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi


İsmin Halleri

İsimlerin hallerini durumlarını bildiren eklerdir. Hal ekleri isimleri isme, çoğu zamanda fiile bağlayan eklerdir.

1.Yalın hal: İsimlerin hiçbir hal eki almadan kullanılan şekillerine yalın hal denir.

Örnek: çocuk, ülke, ev vb.

2.Belirtme hali (ismin -i hali): Fiildeki hareketten etkilenen varlığı bildirir. Eklendiği kelimeyi belirtili nesne yapar.

Örnek: Defteri aldı. Evi gördü. Çocuğu döğdü.

3.Yönelme hali (ismin -e hali): Fiilin nereye yöneldiğini gösterir. Dolaylı tümleç ve zarf tümleci yapar.

Örnek: Eve gidiyorum.
Deftere yazıyorum.
Sabaha İzmir'e varırız.

4.Bulunma hali(-de hali): Bu ek bir yerde bulunma kalma ve zaman bildirir. Bu eki alan isimler cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem olabilirler.

Örnek: Çocuk sokakta kaldı.(Bulunma)
Yine eylülde kurslar başlayacak.(Zaman)
Örnek: Haftada bir maç yaparız.(Z. Tümleci)

*Bu ek yapım eki fonksiyonunda da kullanılabilir.

Örnek: Ali sınıfın gözde öğrencisidir.
Sözde kızlar bir roman ismidir.

5.Ayrılma hali (-den hali): Ayrılma ve uzaklaşma bildirir. Temel fonksiyonu dolaylı tümleç yapmaktır.

Örnekler:
*Çocuk okuldan eve gidiyordu.(D. Tümleç)
*Ali'den çalışkan öğrenci mi var? (Karşılaştırma)
*Yorgunluktan uyuyup kaldı.(Neden sebep)
*Ali okuldan sudan sebeplerle ayrıldı.(Yapım eki)
*Hasta günden güne eriyordu.(İkileme)
*Alişir ve Şirali akşamdan gelmişler.(Zaman)


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!
21-03-2007 01:00 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
21-03-2007 01:01 AM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #5
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi




Tekrarlamalar

Kuvvetlendirme, çokluk ve devamlılık işlevlerinden birini yerine getirmek üzere aynı türden iki kelimenin eksiz olarak arka arkaya getirilmesiyle yapılan kelime grubudur: bir bir (anlattı), çoluk çocuk, deli dolu, gide gide (bir söğüde dayandım), sora sora (Bağdat bulunur), yumuk yumuk (eller) vb.

Tekrar grupları yapılışlarına göre aynen tekrarlar, eş anlamlı tekrarlar, zıt anlamlı tekrarlar ve ilâveli tekrarlar olmak üzere dörde ayrılır:

Aynen tekrarlar, aynı kelimenin arka arkaya iki kez söylenmesiyle yapılır: adım adım, azar azar, dura dura, derin derin, güle güle, göz göz, gürül gürül, hızlı hızlı, ikişer ikişer, tatlı tatlı, tıkır tıkır, yavaş yavaş vb.

Eş anlamlı tekrarlar, eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: açık saçık, eğri büğrü, falan filan, ipsiz sapsız, saç sakal, saçma sapan, toz toprak, yana yakıla vb.

Zıt anlamlı tekrarlar, birbirinin zıddı iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle yapılır: acı tatlı, alt üst, aşağı yukarı, bata çıka, büyük küçük, canlı cansız, düşe kalka, içli dışlı, irili ufaklı, iyi kötü vb.

İlâveli tekrarlar, bir kelimenin başına ilâve ses veya bir hece getirilerek yapılır: adam madam, ev mev; apaçık, büsbütün, dümdüz, kapkara, mosmor, yemyeşil vb.
İlâveli tekrarlarda m, p, r, s seslerinden yararlanılır: bembeyaz, kıpkırmızı, tertemiz, koskoca vb.

Tekrar gruplarının arasına herhangi bir noktalama işareti konmayacağı unutulmamalıdır.

Tonlu-Tonsuz Ünsüzler

Dilimizde 21 ünsüz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.

Ünsüzler ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamasına göre iki gruba ayrılır:

1. Tonlu (yumuşak) ünsüzler,
2. Tonsuz (sert) ünsüzler.

Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlere tonlu (yumuşak) ünsüzler adı verilir: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.

Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlere tonsuz (sert) ünsüzler denir: ç, f, h, k, p, s, ş, t.
Türk alfabesinde her ünsüz bir harfle yazılır. Buna karşılık Almanca, Fransızca, İngilizce, Macarca gibi dillerde tek sesi göstermek için ikili veya üçlü harfler de kullanılır: ch, cs, cz, sch, sh, sz, zs gibi. Bunlar, sözlük, dizin ve ansiklopedilerde ch, cs ... şeklinde alfabetik sıraya girerler.

Lâtin alfabesine dayanan Çek, Hırvat, Romen vb. ulusların yazı sistemlerinde birtakım özel harfler de vardır: č, š, ž, ţ gibi.

Bugünkü Türkiye Türkçesinde kökeni Türkçe olan kelimelerin sonunda tonlu (yumuşak) b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz: ağaç, ak, at, büyük, ip, ot, saç, üç, yoğurt, yurt. Ancak, anlam farkını belirtmek üzere ad, od, sac gibi birkaç kelimenin yazılışında buna uyulmaz: ad (isim), at (binek hayvanı); od (ateş), ot (bitki); sac (yassı demir), saç (kıl).

Dilimizdeki alıntılar da hac, şad, yad gibi birkaç örnek dışında, kelime sonunda tonsuzlaşma kuralına uymuştur: sebep (< sebeb), kitap (< kitab), bent (< bend), cilt (< cild), bant (< band), etüt (< etüd), metot(< metod), standart (< standard), ahenk (< aheng), hevenk (< aveng), renk (< reng). Bu gibi alıntılar ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında tonsuz (sert) ünsüzler tonlulaşır (yumuşar): sebep / sebebi, kitap / kitabı, bent / bendi, cilt / cildi, etüt / etüdü, metot / metodu, ahenk / ahengi, hevenk / hevengi, renk / rengi. Buna karşılık bank, tank gibi birkaç yabancı kelime bu kurala uymaz.

UYARI : Bazı alıntı sözlerde tonlulaşma (yumuşama) olmaz: ahlâk / ahlâkın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak / ittifaka, sepet / sepeti.

Birden fazla heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri iki ünlü arasında kalınca tonlulaşarak (yumuşayarak) b, c, d, ğ’ye dönüşür: çalap / çalabı, kelep / kelebi; ağaç / ağacı, kazanç / kazancı; geçit / geçidi, kanat / kanadı; başak / başağı, bıçak / bıçağı, çocuk / çocuğu, dudak / dudağı, durak / durağı, uzak / uzağı.

Tek heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri ise iki ünlü arasında kalınca çoğunlukla korunur: ak / akı; at / atı; ek / eki; et / eti; göç / göçü; ip / ipi; kaç / kaça, kaçıncı; kök / kökü; ok / oku; ot / otu; saç / saçı; sap / sapı; suç / suçu; üç / üçü, üçüncü. Ancak, tek heceli olduğu hâlde sonundaki ünsüzü tonlulaşan (yumuşayan) kelimeler de vardır: but / budu, dip / dibi, gök / göğü, kap / kabı, kurt / kurdu, uç / ucu, yurt / yurdu.

Dilimizde tonsuz (sert) ünsüzle biten kelimelere gelen ekler tonsuz (sert) ünsüzle başlar: aç-tı, aş-çı, bak-tım, bas-kı, çiçek-ten, düş-kün, geç-tim, ipek-çi, seç-kin, seç-ti, süt-çü. Buna karşılık üçgen, dörtgen, beşgen, dikgen, çokgen kelimeleri bu kurala uymaz.


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!
21-03-2007 01:01 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
21-03-2007 01:03 AM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
yağmurlar
Moderator
******




Üye Bilgileri
Rütbe : Moderatör
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,338
Katılım Tarihi : Feb 2007
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 9
Rep Grafiği: 9


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #6
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi


Uzun Ünlü

Kökeni Türkçe olan kelimelerde uzun ünlü yoktur. Uzun ünlü, Arapça ve Farsçadan Türkçeye giren kelimelerde görülür: şair (şa:ir), numune (numu:ne), iman (i:man). Bu örneklerde iki noktadan önceki harfin gösterdiği ses uzun ünlüdür ve uzun söylenir. Ancak, birçok kelimede uzun ünlü kısalmıştır: beyaz, hiç, rahat, ruh. Bu örneklerdeki koyu harflerle belirtilen sesler, alındıkları dilde uzun oldukları hâlde Türkçede kısa söylenir.

Uzun ünlülü kapalı hecelerle biten kelimeler ünlüyle başlayan ek aldıklarında veya yardımcı fiillerle birlikte kullanıldıklarında, açık hâle gelen hecenin ünlüsündeki uzunluk çoğunlukla yeniden ortaya çıkar: esas / esasen (esa:sen), esası (esa:sı); hayat / hayatı (haya:tı); kanun / kanunen (ka:nu:nen), kanunî (ka:nu:nî); ruh / ruhum (ru:hum), ruhanî (ru:ha:nî); usul / usulü (usu:lü); vicdan / vicdanen (vicda:nen), vicdanî (vicda:nî); ahbap olmak (ahba:b olmak), hitap etmek (hita:b etmek). Bazı örneklerde bu durumda da kısalma görülür: beyaz / beyazı, can / canım, Kemal / Kemal’i, kitap / kitaba, meydan / meydana, meydana gelmek.

Uzun ünlüler, belli durumlar dışında yazıda gösterilmez: adalet (ada:let), badem (ba:dem), beraber (bera:ber), idare (ida:re), ifade (ifa:de), işaret (işa:ret), kaide (ka:ide), numune (numu:ne), rica (rica, şair (şa:ir), şive (şi:ve), şube (şu:be), vali (va:li), vefa (vefa.

Ünlemlerde ünlemin şiddetini ve hecenin uzunluğunu ifade etmek üzere iki veya üç ünlü yan yana gelebilir: Oooh, aaah. Bu tür örneklerde ünlüler ayrı ayrı değil uzun olarak telâffuz edilir.

Eski yazılı metinlerin yeni yazıya çevrilmesinde, eski metinlerden yapılan alıntılarda ve bilimsel çalışmalarda uzun ünlüler özel işaretlerle gösterilebilir.


Ünsüz Düşmesi

Türkçede ikiz (şeddeli) ünsüz bulunmaz. Bu bakımdan Arapçadan dilimize girmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimelerin yalın durumunda ünsüzlerden biri düşer (ünsüz tekleşir): hak (< hakk), his (< hiss), ret (< redd), zan (< zann), zem (< zemm).

Bu tür kelimelere ünlüyle başlayan bir ek geldiği zaman düşen ünsüz ortaya çıkar: hak / hakka, his / hissimiz, ret / reddi, zan / zannımca, zem / zemmi.

Öte yandan afv kelimesinde v düşmüş ve bu durum yazıya da geçmiştir: af (< afv). Ancak, kelime ünlüyle başlayan bir ek aldığı zaman f sesi ikizleşir: affa uğramak.

Alıntı kelimelerden ft, st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi göstermekle birlikte yazılışta korunur: çift, rast, serbest.

Farsçadan dilimize girmiş hane sözüyle yapılan birleşik kelimelerde ha hecesi korunmuştur: birahane, muayenehane, yazıhane; darphane, dökümhane, yatakhane. Görüldüğü gibi kelime ünlüyle de ünsüzle de bitse ha hecesi korunmaktadır. Bazı örneklerde ise söyleyişte düşme eğilimi görülür. Yazıda birliğin sağlanabilmesi için bu tür örneklerde de ha hecesinin yazılması gerekir: dershane, eczahane, hastahane, pastahane, postahane.

UYARI : Fransızcadan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesinde söyleyişte de yazılışta da r ünsüzü korunur; kelimenin süpriz şeklinde söylenmesi yanlıştır.


уα ѕєνєяιм ѕσηυηα кα∂αя, уα∂α тαηιмαм öℓєηє кα∂αя!!
21-03-2007 01:03 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-04-2007 02:56 PM RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi
VeGA
Forum Sahibi
********




Üye Bilgileri
Rütbe : Forum Sahibi
Nerden : MaLtEpE
Mesaj Sayısı : 5,520
Katılım Tarihi : Aug 2006
Durum : Çevrimdışı


Rep Bilgileri (Karizma)
Rep Ver :

Rep Puanı : 34
Rep Grafiği: 34


Hızlı Mesajlaşma



Mesaj: #7
RE: Türk Dili - Kelime Bilgisi


paylaşım için saoll güzel bilgiii


Varlığımın Kıymetini Bilmeyeni yokluğumla terbiye ederim.

08-04-2007 02:56 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Kelime Bilgisi - Zamirler yağmurlar 2 50 21-03-2007 01:21 AM
Son Mesaj: yağmurlar
  Türk Dili - Kelime Bilgisi - Fiiller yağmurlar 7 36 21-03-2007 01:16 AM
Son Mesaj: yağmurlar
  Yer Adlarımızın Dili yağmurlar 1 51 21-03-2007 12:47 AM
Son Mesaj: yağmurlar
  Genel Bir Bakışla Türkçe Dil Bilgisi yağmurlar 4 30 21-03-2007 12:34 AM
Son Mesaj: yağmurlar
  Türk Dili - Kelime Bilgisi - Sıfatlar yağmurlar 3 42 21-03-2007 12:18 AM
Son Mesaj: yağmurlar
  Dîvâni Lugâti’t-Türk serkanca 0 25 22-02-2007 06:54 AM
Son Mesaj: serkanca
  Türk Yazi Dilinin Tarihî Gelişimi VeGA 0 15 19-02-2007 02:03 AM
Son Mesaj: VeGA
  Türk Edebiyatinin Dönemleri VeGA 2 27 21-12-2006 01:27 AM
Son Mesaj: VeGA
  Türk Destanları serkanca 0 32 07-09-2006 02:29 PM
Son Mesaj: serkanca
  Anonim Türk Halk Edebiyatı serkanca 0 35 25-07-2006 08:10 PM
Son Mesaj: serkanca

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: