Açık hece, Türkçe sözcüklerde sesli harf ile belirtilen kısa heceler. Örneğin a-na-do-lu, a-şı-la-ma gibi.
Arapça ve Farsça’da ise sözcüklerde sesli harflerle yazılmayıp hareke ile gösterilen kısa hecelere verilen isimdir. Örneğin ka-de-me, ha-se-ne gibi.
Aruz vezninde bütün açık heceler kısa hece olarak kabul edilir.
Büyük ünlü uyumu
Türkçe'de bir sözcüğün birinci hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur. Bu kurala büyük ünlü uyumu adı verilir.
Bu kural gereği Türkçe'de kimi eklerdeki ünlüler, eklendikleri sözcüğün son hecesindeki ünlüye göre belirlenir. Örneğin: (ismin -e hali) ormana, eve; (ismin -i hali) ormanı, evi.
Kuraldışı Durumlar
Türkçe'de büyük ünlü uyumu kuralına uymayan birkaç sözcük vardır. Örneğin: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman. Bunların dışında aşağıdaki durumlarda da büyük ünlü uyumu aranmaz
1. Bileşik sözcükler. Örneğin: Çanakkale.
2. Diğer dillerden alıntı sözcükler. Örneğin: ahenk, badem, ceylân, çapari, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi, kestane, kiraz, kitap, liman, limon, maden, manifatura, metal, meydan, mikrop, minare, model, nişan, nişasta, pehlivan, rüzgâr, selâm, terazi, tercüman, tezgâh, tiyatro, valiz, vida, viraj, yadigâr, ziyafet, ziyaret. Ancak bazı alıntı sözler büyük ünlü uyumuna uydurulmuştur: duvar (< divar), kalıp (< kalib), pırlanta (< brillante), surat (< suret).
3. Türkçe'deki -daş (-taş), -gil, -ken, -ki, -leyin, -(ı, i, u, ü)mtırak, -(ı, i, u, ü)yor ekleri de bu kurala uymaz. Örneğin: gönüldaş, meslektaş; dayımgil, baklagiller; çalışırken, durmazken; akşamki, yarınki; akşamleyin, sabahleyin; ekşimtırak, yeşilimtırak; geliyor, gülüyor, içiyor, örüyor.
4. Tek heceli sözcüklerde bu kural aranmaz.Örneğin: "tek,dağ,bağ,ses,tok,ter,kel,bar".
5. Zamanla söylenişi değişen sözcüklerde bu kural aranmaz.Örneğin: "ana-anne,alma-elma".Ancak bazı sözcükler bu kurala uydurulmuştur.Örneğin: "kadri(kedi),taven(tavan)
Ögeleri dilin dil bilgisi kuralları dahilinde genel kurala uygun sıralanmamış cümle.
Türkçede yüklem sonda bulunur diğer ögelerse önemine göre, vurgulu olan yükleme daha yakın olacak şekilde dizilir. Öyleyse; Türkçede yüklemi cümle sonunda bulunan cümle kurallı cümle, cümle sonunda başka bir ögesi bulunan cümle ise devrik cümledir.
Türkçede cümlenin ögeleri, cümle içindeki konumlarıyla değil; aldıkları (özne ve belirtisiz nesne ek almaz) eklerle ayrılır. Bu yüzden devrik kurulmuş bir cümle yanlış değildir. Hatta edebi dilde devrik cümlelere sıkça başvurulur.
Ek almayan iki ögeden biri olan belirtisiz nesne, diğeri özneden her zaman yüklemin önünde olmasıyla ve yüklemin aldığı kişi ekiyle ayırt edilir.
Örneğin: "Kalem aldım." cümlesinde kalem belirtisiz nesnedir. Yüklemin almış olduğu -m kişi ekinden anladığımız üzere cümlenin görünmeyen öznesi "ben"dir. (Bkz.: gizli özne)
Yüklemin üçüncü şahısla çekimlendiği cümlelerdeyse anlatım bozukluğu olmasını engellemek için gerçek özne kullanılması gerekebilir.
Bir fiilin (eylemin) yapıldığını, yapılmakta olduğunu veya yapılacağını haber verirler. Haber kiplerinin ekleri fiil köklerine zaman kavramı kazandırırlar. Bunlara zaman kipleri de denir. Ekleri: -di, -miş, -yor, -r(-ar), -acak olan zaman kipleri beşe ayrılır:
1. Görülen geçmiş zaman (gir-di-m),
2. Anlatılan geçmiş zaman (al-mış-sın),
3. Şimdiki zaman (gez-i-yor-lar),
4. Geniş zaman (tıka-r-sın, sor-ar),
5. Gelecek zaman (anlat-acak-sın)
Dilek kipleri
İstenilen veya tasarlanan bir hareketi anlatan kiplerdir. Bu kiplerde açıkça bir zaman ifadesi bulunmaz. Ekleri: -meli, -se, -e ve eksiz emir haliyle birlikte dilek kipleri dörde ayrılır:
1. Gereklilik kipi (düş-meli),
2. Dilek şart kipi (gül-se),
3. İstek kipi (gel-e),
4. Emir kipi. Emir kipinin eki yoktur. Emir kipinde çekilen bir fiilde sadece fiil kökü ve şahıs eki bulunur (gel, gel-sin, gel-iniz gibi).
Kip ekleri, fiil kökünden sonra gelerek ona zaman manası veya tasarlanan, istenen bir hareketle ilgili mana kazandırır. Bu durumda fiil, yalnız üçüncü teklik şahıs ifade eder. Emirde ise, kök veya gövde halinde kalır ve ikinci teklik şahsı verir.
Fiil çekimi
Kip eki almış bir fiilin altı şahısta söylenmesi veya yazılması demektir:
Bir çekimli fiilde bir kip eki olabildiği gibi, iki kip eki de bulunabilir. Kip eklerinin sayısına göre çekimli fiiller ikiye ayrılır:
* Basit zamanlı çekimli fiiller,
* Bileşik zamanlı çekimli fiiller.
Tek kip eki alan çekimli fiillere basit zamanlı; iki kip eki alan çekimli fiillere ise bileşik zamanlı çekimli fiil denir. Bileşik çekimlerde (imek) fiili dediğimiz (idi, imiş, ise) şekilleriyle kullanılır (görür idi, bakacak imiş, koşuyor ise gibi).
Yani, bileşik zamanlı çekimli fiillerde üç kip vardır:
Basit zamanlı fiillerin hepsinin ve emir kipinin hiç bileşik zamanı yoktur. Dilek kiplerinin ise hikaye ve rivayeti vardır; şartı yoktur. Yine -di'li geçmiş, yani görülen geçmiş zamanın rivayeti yoktur.
Türkçe'de bir kelimede düz ünlüden (a, e, ı, i) sonra düz ünlünün, yuvarlak ünlüden (o, ö, u, ü) sonra dar yuvarlak (u, ü) veya geniş düz (a, e) ünlünün gelmesine denir. Türkçede düz ünlüler; a,e,ı,i seslerinden ibarettir. Yuvarlak ünlüler ise; o, ö, u, ü sesleridir.
Bu konuda iki görüş vardır:
* Büyük ünlü uyumuna uymayan bir kelimede küçük ünlü uyumu aranmaz. Çünkü, büyük ünlü uyumu eskiden beri vardır, ancak küçük ünlü uyumu Osmanlı dönemi Türkçesinin son zamanlarında çıkmıştır. Dolayısıyla küçük ünlü uyumunun ön şartı kelimenin büyük ünlü uyumuna uymasıdır. Bu görüşe göre "kardeş", "aradaki" gibi kelimeler küçük ünlü uyumuna uymaz.
* Bu iki kural ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yani büyük ünlü uyumu ayrı bir kural, küçük ünlü uyumu ayrı bir kuraldır. Buna göre bir kelimenin küçük ünlü uyumuna uymasının büyük ünlü kuralına uyma gibi bir ön şartı olamaz. Dolayısıyla yukarıdaki tanıma göre; e, i'den sonra a ve ı sesleri de gelebilir. Bu durumda "kardeş" kelimesi, "insan" kelimesi gibi kelimeler küçük ünlü uyumuna uyar.
Bu söcük türlerinden ilk yedisi ad soyludur. Eylemler ise kendi içinde önemli bir sözcük türünü oluşturur.
Sözcük türleri içinde en önemlileri ad ve eylemlerdir. Jean Deny, Türkçe'deki sözcük türlerini ad, eylem ve ilgeç olmak üzere üçe ayırır. Bu temel ayrım Türkçe için genelde kabul gören bir anlayışı gösterir. Çünkü, dilin anlatım yapısının temelinde yapılan bir iş vardır, bir de işi yapan kişi bulunur. Ad işi yapanı, eylem işin yapılışını bildirir. Öteki sözcük türleri ise yalnızca ad ve eylemin anlamlarını tamamlar.
Türkçe'de sözcük türleri birbirinden kesin çizgilerle ayrılmaz. Aynı sözcük ad, sıfat, belirteç, ünlem gibi görevleri üstlendiği için söcük türlerini sınıflandırmak zordur. Bu konuda en geçerli ve kolay çözüm, sözcüklerin cümle içerisindeki anlam ve işlevlerine bakmaktır. bu nedenle, br sözcük bir sözcük türünde dondurulmamalı, cümle içerisimdeki anlam ve işleyişine göre değerlendirmelidir.
Haber kipleri için, oluşun veya hareketin zaman ve şahsa bağlı olarak meydana geldiğini bildiren kiplerdir. Bunlara bildirme kipleri de denir.
Belirli (-di'li) Geçmiş Zaman Kipi
Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
Fiillerde bulunan "-di, -du, -dü, -tu" ekleri -di'li geçmiş zamanı belirtirler.
→ Öğretmenimiz sınıfa geldi.
Belirsiz (-miş'li) Geçmiş Zaman Kipi
Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik olmayabilir. Söyleyen kendisi tanık olmamış, başkasından işitmiştir. Bu kip masallara yakışır.
Fiillerde bulunan "-muş, -mış, -miş, -müş, ekleri -miş'li geçmiş zamanı belirtirler.
→ Okul bahçesinde üç tur koşmuş.
Şimdiki Zaman Kipi
Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
Ders çalışıyorum. Alış veriş yapıyorum.
Şimdiki zaman kipinin eki "-yor" fiillere hiç değişikliğe uğramadan eklenir.
Gelecek Zaman Kipi
Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
Aynur tiyatroya gidecek. Gelecek zaman kipinin ses uyumuna göre "-acak, -ecek" tır
Geniş Zaman Kipi
Eylem her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır
Akşamları trene binerim.
Gelecek zaman kipinin ekleri "-ar, -er, -ır, -ir, -or, -ör, ur, -ür, -r" dir.
Dilek Kipleri
Bir eylemin yapılması ya da bir oluşun meydana gelmesini dilek anlamı vererek anlatan kiplerdir. Dörde ayrılır:
Gereklilik Kipi
Bir iş, oluş veya hareketin gerekliliğini anlatır. Ekleri ses uyumuna göre "-meli, -malı" dır.
Haftada bir kitap okumalıyım
İstek Kipi
Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir. Ekleri ses uyumuna göre "-e, -a" dır
Şimdi affını yazayım
Dilek Şart Kipi
Bir dilek ve şartın anlamı bulunmaktadır. İş veya oluşun, hareketin meydan gelmesi bir şarta bağlıdır. Ekleri ses uyumuna göre "-se, -sa" dır.
Okusa da babası gibi, adam olsa.
Emir Kipi
Bir iş, oluş veya hareketin olmasını, yapılmasını veya yapılmamasını emretmek için kullanılır.
Birleşik Zamanlı Fiiller...
Türkçe'de Ünlem Olan Sözcükler
Türkçe'de ünlem olan sözcükler temelde ikiye ayrılırlar:
* Bir Kimseye Seslenmeye Yarayan Ünlemler: Be, bre, eee, ha, haydi, hı, hey, hişt gibi.
Örnek: Oradan çekilsene be!/Ha, evet, anladım!/Hişt, buraya bakar mısın?
* Sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku, şaşkınlık gibi duyguları belirten ünlemler: A, aaa, aman, bravo, ay, ey, eyvah, hoppala, oh, oooh, of, üf gibi.
Örnek:Ay, başım çok ağrıyor!/ Hoppala, bu da nereden çıktı!/Vah vah, evlerine hırsız girmiş.
Türkçe'de Ünlem Olarak Kullanılan Sözcükler
Bazı sözcükler aslen ünlem olmadıkları halde ünlem görevi üstlenirler.
* Adlar:
o Bir seslenme veya bir başkasına hitap sırasında adlar ünlem olarak kullanılır. Örnek: Ahmet! / Nurten Hanım!
o Sevinç, üzüntü, şaşkınlık, acıma, korku gibi duyguları ifade ederken bazı adlar ünlem görevini üstlenir. Örnek: Sakın anneme birşey olmasın!/ Yazık, çok genç yaşta öldü!/ Aferin, iyi bir iş başardın!
* Sıfatlar: Sıfatlar da bazen ünlem biçiminde kullanılır. Örnek: Zavallı kadın!/ Alçak adam!
* Belirteçler:Belirteçler de bazen ünlem görevi üstlenirler. Örnek: Buraya gelin!/ Çabuk giyinin!
* Filler: illerin ünlem olarak kullanıldığı durumlar da vardır. Bu durumdaki genelde emir kipindedirler. Örnek: Dikkat et!/Yangın var, bak!
Türkçe'de Yansıma Ünlemleri
Doğa seslerini yansıtan ve hayvan seslerinin taklidine dayanan sözcüklerdir. cıvıl cıvıl, foşur foşur, cik cik gibi. Örnek: Şelalenin suları gürül gürül akıyordu!/Tak, tak! Birden bire kapı çalmıştı.
Türkçe'de Ünlem Öbekleri
Birden çok sözcükten oluşan ünlemlerdir. Örnek: Hadi canım sen de, sen bu işten ne anlarsın!/Hadi oradan, yalan söyleme!