Sögütlügil ailesinin elinde bulunan ve geçmiş kuşaklar tarafından özenle işlendiği anlaşılan, Atatürk’ün Aile Şeceresi’nin bence günümüze intikal etmişlerden en detaylı olandır. Araştırmalarım sırasında, muhtelif kimseler ve kaynaklar tarafından hazırlanmış olan, başka Şecerelere rastladım ve inceledim. Tabi ki arada bazı farklılıklar vardır. Karşılaştırmalar neticesinde bu farklılıkları gidererek, doğru olana yaklaşmak şansına sahip olacağımızı sanıyorum. Birinci belge olarak sunduğum Şecere üzerinde yukarıda da işaret ettiğim gibi vesikanın aslını muhafazaya özen gösterdim. Ancak, anlatımı kolaylaştırmak amacıyla yaptığımı söylediğim el yazısı ilaveleri de açıklamakta yarar görüyorum. Açıklayacağım noktalar şunlardır.
- Her kuşakta karı-koca olanları daha belirgin göstermek üzere aralarına (+) işareti koymayı uygun gördüm.
- Atatürk’ün dedesi olarak bilinen Hafız Ahmet “Kırmızı Hafız” Efendi ile eşi Ayşe Hanım, ilk kuşak olarak gözükmektedirler. Bunları (I) işareti ile belirttim. Atatürk’ün daha yukarı ki cedleri üzerinde araştırmam, ayrıca sürmektedir.
- Atatürk’ün Babası Ali Rıza Efendi’nin bir kız kardeşi vardır. Adı Nimeti Hanım olup, maalesef hakkında başka bilgiye sahip değiliz. Öteki kardeşi “Hafız Mehmet Emin Efendi”dir. Bu zatında babası gibi babası gibi “Kırmızı Hafız Lakabı ile çağrıldığı anlaşılmaktadır. Bu ikinci kuşağa da (II) işareti ile belirttim.
- Atatürk ile kız-kardeşleri “Makbule ve Naciye”, Amcaları Hafız Mehmet Efendi’nin evlatları “Salih Efendi ve Rukiye Hanım üçüncü bir kuşak sayılıyor. Bunlar da (III) işaretiyle gösterildi.
- Atatürk’ün soy kütüğünden en yakın baba akrabası sayılan amcaoğlu Salih Efendi’nin ilk eşi “Faika Hanım”dan doğan “Zeliha” ve O’nun kızı “Şevket Hanım” ile O’nun oğlu “Reşit” hakkında elimizde belgeye dayanan bir bilgi yoktur.
- “Salih Efendi” ile ikinci eşi “Müberra Hanım” ve bunların çocukları ile torunları hakkında bazı bilgilere sahibiz. Elimizdeki belgeler ailenin bu dalını oldukça geniş bir şekilde tanıtabiliyor.
- “Salih Efendi” ile “Müberra Hanım”dan “Necati” ve “Kemal” adlarında iki erkek, “Zeynep, Vusat ve Nafia” adında üç kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Bunlarla baba bir ve ana ayrı kardeşleri “Zeliha Hanım” ile birlikte dördüncü kuşağı buluyoruz. Şecerede bu kuşak (IV) işareti ile gösterilmiştir. Burada sunulan tarihi belgeleri bana veren “Nesrin SÖGÜTLÜGÜL” dördüncü kuşaktaki “Vusat Erbatur” Hanımın kızıdır. “Nesrin Hanım” aslen topçu subayı olup, sonradan hukuk tahsili görerek askeri hakimlik yapan ve emekliye ayrılınca avukatlığa başlayan “Feridun SÖGÜTLÜGİL” ile evlidir. “Nesrin Hanım” ile aynı kuşaktaki teyze ve dayı çocuklarıyla oluşturdukları kuşak (V) diye belirtilmiştir.
“Nesrin ve Feridun” çiftinin “Oytun, Ongun, Yurdun ve Hasnun” adlı dört çocukları dünyaya gelmiştir. Bu çocuklarla aynı kuşaktan olan Salih Efendi’nin torunları da bir sırada gösterilerek altıncı kuşağı belirtmek üzere (VI) işareti konuldu.
- Yedinci kuşakta doğanlar da bir hizada gösterilerek (VII) ile belirtildi. Böylece Atatürk’ün amcası “Hafız Mehmet Emin Efendi” torunlarının yedinci kuşak olduğu ilk bakışta belli oluyor. Bu yedi kuşağın hepsindeki kimseler Atatürk’le baba yönünden kan bağına sahiptirler.
- Yazımızın daha sonraki kısmında (XII) bir düğün hatırası fotoğrafı var. Bunda soy kütüğünde adı geçenlerden yetişkin ve çocuk yaştakilerin mühim bir kısmını burada bir arada görüyoruz. Bu resimdekileri belirten ve üzerine konmuş olan sıra numaraları da soy kütüğündeki adları gösteren dörtgenlerdeki küçük daireler içinde rakamlarla belirttim. Sanırım böylece okuyucular hem soy kütüğünü hem de fotoğrafı bir araya getirerek kolayca izleme imkanını bulacaktır.
Tabloda Nesrin ve Feridun SÖGÜTLÜGİL çiftinin bana verdikleri belgelere dayanan bilgilere ek olarak bu belgeler dışında elde ettiğim bazı bilgileri şema üzerinde işleyerek şecerenin aslını bozmak istemedim. Bu bilgileri burada sıralıyorum.
1. Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanım’ın anasının adı Ayşe, Babasının ki de Fatih Sultan Mehmet’in Konya Karaman Bölgesinden Rumeli’ye göndererek iskan ettirdiği Yörük ailesinden gelen Sofizade Feyzullah Efendi olduğu,
2. Zübeyde Hanım’ın aynı ana ve baba’dan Hasan Ağa ve Hüseyin Ağa adlarında iki erkek kardeşinin bulunduğu,
3. Atatürk’ün kızkardeşi Makbule ATADAN Hanımın 1885 yılında Selanik’te doğup, 1956’da Ankara’da vefat ettiği,
4. Başka kayıtlara göre Zübeyda Hanım ile Ali Rıza Efendi’nin Mustafa, Naciye, Makbule’den başka Ahmet, Ömer ve Fatma adlı üç evlatlarının daha dünyaya geldiği ve bunların çocuk yaşta vefat ettikleri,
5. Tabloda adı geçen Müberra Hanım’ın Selanik’li Mevlevi Şeyhi-Zadeler Ailesinden olduğu,
6. Bu Müberra Hanım’ın dedesi Hafız Mehmet Emin Efendi’nin soy kütüğünde yazılı Arap-Cariye’den Rukiye adında bir kızı olup, iki yaşındayken anlaşılmaktadır.
ATATÜRK'ÜN AMCASI OĞLU SALİH EFENDİ'NİN MÜBERRA HANIM İLE EVLENDİĞİNİ GÖSTEREN "İZİN-NAME"
Bu vesika, Atatürk’ün amcası “Kırmızı-Hafız” lakaplı !Hafız Mehmet Efendi”nin oğlu Salih Efendi ile “Kerim-Molla” diye de çağrılan “Müberra Hanım”ın, eski Selanik Vilayetimizden aldıkları, 26 Numrolu “Evlenme İzin-Namesi”dir. Buna göre, bu iki Türk genci, “11 Zilka’de Sene 315” (Miladi 3 Nisan 1898) tarihinde, Mahmud Bey ile Şakir Efendi’nin şahitlikleriyle, Selanik’teki “Muid-Alaeddin İmamı” huzurunda nikahları kıyılarak, evlenmişlerdir.
Sözü edilen H.1315 (M.1898) tarihli “Evlenme İzin-Namesi”nin, Noterlikçe, bugünkü yazımızca çevrilmiş tasdikli suretidir.
Salih Efendi'nin Eşi Müberra Hanım'ın Nüfus-Kağıdı.
Müberra Hanım’ın (sonraki, Müberra ERBATUR), Nüfus Kağıdı suretidir. Bu eski yazılı belgede; Onun doğum yeri, Selanik; doğum tarihi; Rumi 1294 (1878) yılı olduğu; babasının “Eşref Bey”; anasının “Nafia Hanım” ve evlenirken “dul” olduğu, belirtilmiştir. Cüzdanın, fotokopide görülmeyen arka tarafında ise, Müberra Hanım’ın 4 Mayıs 1938’de vefat ettiği kaydı vardır.
Reisicumhur Mustafa Kemal İmzalı Tebrik ve Teşekkür Telgrafları.
Ailesi mensuplarının, Mustafa Kemal Paşa ile amca çocuklarından ve öteki akrabalarından, Başkent Ankara’da “Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa Hazretleri”ne gönderilmiş olan tebriklere karşı, Paşa’nın yazdığı cevapları görüyoruz.
Bunlardan, V.BELGE’nin baş tarafında, “İstanbul Ortaköy'de Kemal Bey, Vüsat ve Müberra Hanımefendi” adresi yazılıdır. VII.BELGE ise, VI.’nınNoterlikçe tasdit edilmiş yeni yazımızla suretidir. Bundan Atatürk’ün Müberra Hanım’ın, hep “Yenge” diye çağırdığını, öğreniyoruz.
BELGE V
BELGE VI
BELGE VII
Atatürk’ün Amcası Salih Efendi'nin Kızı Vüsat Hanım’a Verdiği İmzalı Fotoğrafı.
Soykütüğüne göre, “Vüsat Hanım”, Atatürk’ün amcası “Hafız Mehmet Emin Efendi’nin oğlu “Salih Efendi”nin, “Müberra Hanım”dan doğan çocuklarından birisidir. Ben, Vüsat Hanımefendi’yi tanımak şansına sahip olmuşturm. Çankaya’da Atatürk ile en çok birarada bulunan amcası torunu idi. Zaman zaman ondan; Atatürk’ün yaşayış özelliklerini anlatan güzel hatıralar dinlemek imkanını da bulmuştum. Atatürk, bu yakın akrabasına daima en samimi şekilde alakasını esirgememiştir. Faraza, Vüsat Hanım’ın Köşk’e bir gelişi ramazan ayına rastlamıştır: Atatürk, hemen bu amcası torununu alır, kendi kendisi aşçıbaşına götürür; onun oruçlu olduğunu; iftar ve sahur yemeklerinde, en çok sevdiklerinin neler olduğunu; anlatır; ve aşçıbaşının ona ait yemekleri, tepsi ile odasın götürmesi için talimat verir.
Atatürk’ün Vüsat Hanım’a olan yakın ilgisi yalnız akrabalıktan değildir. Vüsat Hanım’ın kocası “Jandarma Yüzbaşısı İsmail Hakkı Bey’in İstiklal Harbimizde kendi emrinde savaştığı sırada, genç yaşta şehit olması ve mini-mini yavrusu Nesrin (SÖĞÜTLİGİL) ile dul kalmasının da, etki yaptığı bilinmektedir. Daha sonraki belgelerle, Atatürk’ün Vüsat Hanım ve onun kızı “Nesrin”e,nasıl çok samimi alaka gösterdiği; Nesrin’in yetişmesi,nişanlanması ve evlenmesiyle, bir baba gibi ilgilendiği görülüyor.
Atatürk; bizim halk deyimiyle tam bir “akraba-canlısı”kişiliğine sahiptir. Uğraştığı muazzam devlet işleri arasında, akrabası ile meşgul olmayı, asla ihmal etmemiştir. Araştırmanın ileriki bir bölümünde, sizleri sunacağım resmi belgelerde ise özellikle annesi ile olan “Ana-Oğul” ilişkilerinin, köklü Türk aile geleneklerine örnek olacak bir hava olacağını görececeğiz.
Amcası Salih Efendi’nin Oğlu Necati Erbatur’un Atatürk’le Birlikte Çekilmiş Fotoğrafı.
1926 yılında çekilmiş “Yeni Gazete”de yayınlanan bu fotoğrafta, soldan itibaren; İsmet Paşa (İNÖNÜ), TBMM Reisi Kazım Paşa (Özalp) ve Dahiliye Vekili Şükrü (Kaya) görülmektedir. Atatürk’ün hemen sağındaki zat ise, Amcası Salih Efendi’nin küçük oğlu Necati (Erbatur) Bey’dir.
Amca-oğlu Necati Erbatur’un Zeliha Hanım ile yapılacak nişan töreni davetiyesi.
Riyaseticumhur Katibiumumisi (Genel Sekreteri) M.Teyfik (BIYIKOĞLU) imzasını taşıyan el yazılı davetiye, belgenin alt yanında görülmektedir. Davetiyenin yeni yazımıza çevrilip noterce tasdik edilen şekli de üst kısımdadır. Bu belgeden şunları öğreniyoruz: Atatürk’ün amacı oğlu Necati Bey, Rüsumat Teftiş Heyeti eski reisi merhum Aziz Bey’in kızı Fehime Zeliha Hanım ile 27 Eylül 1927’de Dolmabahçe Sarayı’nda ve Atatürk’ün huzurunda nişanlanacakları, birinci belgemizde en sağ yanda V nci kuşak olarak gösterilen Necati ERBATUR’un Müberra ve Mustafa adlı iki çocuğu bulunduğu bilinmektedir.
Necati Bey’in Nişanlanmasını Yazan Gazete Haberi.
29 Eylül 1927 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde çıkan haberdir: “Reisicumhur Hazretlerinin amcaları merhum Salih Bey’in oğlu Necati Bey ile Rüsumat Teftiş Heyeti Reisi merhum Aziz Bey’in kızı Fethiye Semiha Hanım’ın nişan törenlerinin Dolmabahçe Sarayı’nda ahbap ve dostların huzurunda yapıldığı yazılmaktadır. Resmin altında da Necati Bey’in davetli hanımlarla birlikte saraya gelişine işaret edilmektedir. (NOT: Buradaki bazı isimler gazeteye yanlış geçmiş olabilir)
Necati Bey’in Nişanlanmasını Yazan Gazete Haberi.
Yukarıda VII nci belgeye ait bilgilerde Atatürk’ün amcası kızı Vüsat Hanım’a ve Onun şehit eşi Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in kızı Nesrin’e karşı gösterdiği aşırı hassasiyeti ifade etmiştik. Bu nedenle Nesrin’in o zaman Topçu Teğmeni ve sonraki (Askeri Hakim ve Avukat) Feridun SÖGÜTLÜGİL ile kuracağı yuvanın bütün masraflarını üzerine almıştır. Bu çiftin düğünleri 2 Ekim 1937’de İstanbul’un ünlü Park Otelinde Atatürk tarafından yaptırıldı. Kendisi de düğün akşamı saat 21.00’de salona geldi. Sabaha kadar en yakın akrabaları ve davetli dostları arasında, tam bir aile ortamı içerisinde eğlendi, dinlendi ve herkese, ayrı ayrı alaka gösterdi (Fotoğraf çekilirken, nedense kendisi bulunamadı).
Bu tarihi resimde, Atatürk’ün ailesine mensup olup, I nci Belgedeki şecerede sözü edilen akrabasından, bir kısmını görmekteyiz. Ayrıca, yine Atatürk’ün çevresinde sıkça bulunan bazı yakın dostları da bu fotoğrafta yer almışlardır. Bu gün bunlardan tanıyabildiklerimizi fotoğrafta üzerlerine koyduğum sıra işareti ile açıklayayım.
1. Gelin, Amca oğlunun kızı Nesrin,
2. Güveyi, Feridun SÖĞÜTLÜGİL,
3. Manevi Kızı Afet, (Prof.Dr.İNAN),
4. Amca torunu ve gelinin annesi, Vüsat ERBATUR Hanım,
5. İlk kadın harp pilotumuz Sabiha GÖKÇEN,
6. Ferudun SÖGÜTLÜGİL’in annesi Elmas BİRAN Hanım,
7. Amcaoğlu Salih Efendinin eşi Müberra Hanım,
8. Sabiha GÖKÇEN’in eşi Havacı Pilot Üsteğmen Kemal ESİNER (Yüzbaşıyken vefat etmiştir.),
9. Perihan Arıburun, Atatürk’ün hocası, (Kibar)-Naci Paşa’nın kızı ve Hava Kuvvetelri Esik Komutanı, Hava Orgenerali, Senato Eski Başkanı Tekin Aruburun’un eşi, eski İzmir Milletvekili,
10. Nermin Karupak, I nci Belge’deki VI nci Kuşak’ta Salih Efendi’nin kızı Nafia Olcay’ın kızıdır.
11. Nevin Anul, Nermin Karapak’ın kardeşidir.
12. Neriman Evyapan, Nermin ile Nevin’in kardeşleridir.
13. Hakim Yurdakul Altay, Salih Efendi’nin Müberra Hanım’dan doğma çocukları Zeynep Altay Hanım’ın oğludur.
Nesrin Söğütligil’in, TRT’ye Mektubu.
Bunda: Nesrin çocukken Atatürk’le ilk karşılaşması Atatürk’ün onu imtihan etmesi, öğrenimini üzerine alması ve kendisine gösterdiği ilgi anlatılmaktadır.
Vüsat Hanım’ın, Emekli Dul ve yetim Aylığına Mahsus Resmi Belge.
Bu belgede, Amca-oğlu Salih Efendi’nin kızı Vüsat erbatur hakkında, bazı ilave bilgileri de, buluyoruz: Vüsat Hanım, R.1317 (M.1901) yılında Selanik’te doğmuştur. Babası Salih Efendi’nin Üskü: Rüsumat Başkatipliğinden emekli olduğunu öğreniyoruz.
Makbule ATADAN ile Amca Kızları.
Ankara Garı’nda çekilmiş bulunan bu hatıra fotoğrafında: Makbule Hanımı, onunla Atatürk’ün amca kızları Vüsat Erbatur, Zeynep Erbatur ve Naifa Orcay tarafından uğurlanışında, bir arada görmekteyiz.
Sabiha GÖKÇEN ve Atatürk’ün En Yakın Akrabalarından Gördüğü Samimi Alaka.
Atatürk’ün cidden çok sevdiği Sabiha Gökçen’in, Havacılık alanındaki ilk eğitimini, Türk Hava Kurumu’na bağlı ve Atatürk’ün kurmuş olduğu “Türk Kuşu”nda yaptığını biliyoruz. Bu dönemde Sabiha GÖKÇEN’in ilk kadın havacısı olarak yetişmesinde Atatürk çok ilgi göstermiş sık sık Etimesgut’a giderek onun uçuş eğitimini izlemiş ve böylece Türk kızlarını bu yeni alana teşvik eylemiştir.
Atatürk gibi onun aile yakınlarının da Sabiha GÖKÇEN’e aynı samimi alakayı gösterdiklerini bu fotoğrafta görmekteyiz. Sağ başta Vüsat ERBATUR sonra makbule Atadan (uçuş elbiseli). Gökçen’in uçuş yaptığı uçağın önünde görülmektedir. Eskişehir Hava Okulunda Harp Pilotluğu eğitimi sırasında sınıf arkadaşımız olan Sabiha Gökçen’in Atatürk tarafından öz evladı gibi nasıl sevildiğinin bizzat şahidiyim.
Sağdan sola sıra ile: Vusat Erbatur, Makbule Atadan, Teyyareci Sabiha Gökçen, en solda Sabiha Gökçen'in ablası, TÜRK KUŞU'nda.
Ne aradıysam bilki sende bulmuşum.
Senden öncesi yoktu
Seninle var olmuşum.
Sende bütün özlemler.
Sende bütün gelecek.
Beni bende arama.
Ben artik sen olmuşum