..::Alt+f4::..

Tam Versiyon: A. Kadir Bilgin'in siirleri
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
TUTSAĞIN OLMAZSAM
- Özgürlük için -

Tutsağın olmazsam senin
Bu gece de tüm geceler gibi
Kıyısız okyanuslara düşerim
Dalgasız denizlere.

Tutsağın olmazsam senin
Kanayan kanatlarımla
Enlemsiz boylamsız gezerim
Ülkesiz atlaslarda.

Tutsağın olmazsam senin
Yaşadığım uçlar arasında
Çılgınlığı ararım
Sığamam küçük kalıplara.

Tutsağın olmazsam senin
Çıktığım yazılarda
İsmini ve ismimi kazırım
Duvarlara yanyana.

Tutsağın olmazsam senin
Yaşayamam
Tutsak et beni
Yoksa savaşamam.





DÜŞMEK...

Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.
Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı
Maviye düştü kırlangıç kanadı
bulutla oynuyor düşler
ışık yokluğun öbür adı.
Sevgi çağırınca düşmez
savur umutlarını yele
göğe yükselsinler hele.



DÜŞÜNCELER

Pınarından özgürlüğün al bir yudum,
Çek bir soluk rüzgarından sevdamızın
Seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak,
Seni ne bu kara kara gelen ölüm.
Al bir yudum pınarından özgürlüğün
Rüzgarından sevdamızın çek bir soluk
Gelir bir el kırar birgün kapıları
Karanlığın bahçesinde açar gülüm.
Seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak
Seni ne bu kara kara gelen ölüm.



ELLERİN
Ellerimden çıkmıyor ellerinin izi
Yalnizlik çalarken sirenlerini,
Sensiz duygular da anlamsız
Nasıl yığdın aramıza
Bunca dağı ovayı denizi
Ayaklarıma dolaşıyor gözyaşlarım
Özlem yine dizi dizi
Sular akmıyor
Sevişmeler yakmıyor tenimizi.

Ben hüzün avcısıyım bilirsin
Bu yakınmalar kendime
Sen üstüne alınma
Yalnız da çoğaltırım gizi
Gece beni çağırıyor bak
Şimdi dalarım cadde sokak
Yüreğimde gecikmiş boşluk
Ellerimde ellerinin izi.




GİTTİN İÇİMDE KALDI AYRILIK

Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçusan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
Içimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artik konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı
Ayrılık.




İHTİYAÇ
Bu akşam içimde
Tuhaf bir sıkıntı var
Dünyada sanki bir ben kalmışım.
Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış
Ben nerde bulduysam toplamış almışım.
Önümde söğüt ağacı
Her zamanki haliyle, çaresiz
Havuzda su rahat
İnsanlar susmuş
Sessiz bir yağmur gibi başladı bende
Konuşmak ihtiyacı...



SANA GELİYORUM
I.
Benim sabah keyfim
Yeni açmis bir gülü
İnsanlarin gülücüklerine yerlestirmektir.

II.
Sana karli bir günde geleyim
Saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla
Üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula
Uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan
Sobanın çıtırtılarına dalalım
Sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim
İçki içelim güneşle başbaşa
Saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim
Gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar
Bir gece şelalesi gibi
Damarlarıma akıp yankılan yüreğimde.

III.
Sana yağmurlu bir günde geleyim
Parkta ıslanalım birlikte
Gürültüler toprağın kokusunda erisin
Kentin görüntüsü değişirken bulutlarla
Duraksamadan parlayan gözlerin
Ve ıslaklığınla sar beni
En koyu kızıllığında dudaklarının
Kıralım demir parmaklı pencereleri
Önlerine ortanca saksıları yerleştirelim
Ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza.

IV.
Sana günesli bir günde geleyim
Işıklı yollara halılar serelim
Birlikte aşkınlığa yükselelim,
Okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla
Mücevher gibi parlayan adada,
Ben hep iskeleye demir atmış
Beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm
Tuzlu dudaklarını yakmak için
Sana kendi yaptığım güneşleri getireyim...
Referans URL