Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ateşten Gömlek
Yazar Mesaj
Kansss Çevrimdışı
Yokum artık...

Üye Bilgileri

Üye No: 3566
Katılım: Sep 2007
Yer: istanbul
Cinsiyet : Erkek
Mesajlar: 2,073
Grup: Cezalı Üye
Statü: Çevrimdışı

Rep Bilgileri

Rep Derecesi:
Rep Puanı : 10
Rep Verin:

Hızlı Mesajlaşma 



Mesaj: #1
Ateşten Gömlek
Bu kitap, Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan bir aşk hikayesini ele alıyor.Fakat sadece bununla da kalmayıp aşk ve savaş arasındaki ince çizginin farkına varabileceğiniz bir kitap.Halide Edip aşkların geçici;fakat memleket sevgisinin sonsuz ve baki olduğunu ve onun yerini hiçbir şeyin a-lamayacağını mütemadiyen söylemektedir.
Peyami,cephede bacaklarını kaybederek sakat kalmış ve kafasına saplanan kurşun yüzünden kafasından hayaller uyduran ve de şimdi Ankara Cebeci Hastanesi’nin küçük bir odasında beyin ameliyatını beklemekte olan eski bir hariciye nazırıydı.Hastanede Peyami ile tek ilgilenen,onun yanından hiç ayrılmayan ve onu anlayan tek kişi cephede omuz omuza savaştığı arkadaşlarından Salim adında bir neferdi.Kurşunun beynindeki tesiri o kadar büyük oldu ki bütün bu kafasından uydurduğu şeyleri kaleme almaya başladı.Kaleme aldığı olaylar mütareke yıllarında başladı.O yıllarda annesi Peyami’yi akrabaları olan Ayşe ile evlendirmek istiyordu ancak Peyami buna pek sıcak bakmıyordu.Ne Ayşe’nin ağabeyi olan Cemal ile arası iyiydi ne de Ayşe ile evlenmek isti-yordu.Israrlar üzerine çözümü yurt dışına kaçmakta bulan Peyami savaşın patlak vermesi ve Ay-şe’nin Peyami’nin baba tarafı akrabalarından Mukbil Bey isminde biriyle evlenmesi üzerine yur-da geri döndü ve annesinin amcasının oğlu olan Cemal ile iyi ilişkiler kurmaya başladı.Cemal Harp Akademisi’ne devam etmekteydi ve Birinci Dünya Savaşı’nda memleketi için savaşan bir Türk subayıydı.Siyah kirpikli,mavi,emniyet ve iyimserlikle dolu gözleri,uzun ve ince vücudu,ağır ve tok şivesi ile birlikte saf,menfaatsiz ve kavi arkadaş muhabbetiyle de Cemal Peyami’nin en sevdiği ve güvendiği arkadaşı oluverdi.
Bu arada Peyami Cemal’in Harp Akademisi’nden bir arkadaşı olan İhsan ile de tanıştı.İhsan da birçok vatansever gibi vatanı için cepheden cepheye koşmuş yiğit bir askerdi.Yalnız bu ince belli,bıyıkları küçük,yüzü çilli ve küçük,dişleri beyaz,genç ve şık zabit bir İstanbul çocuğu idi ve Cemal de o da birbirlerine çeşitli sebeplerden ötürü tahammül edemiyorlardı.Aksine Peyami her ikisini de çok sevmiş ve ekseri hep birlikte konuşuyor,tartışıyor ve geziyorlardı.Genellikle İstan-bul’un belli başlı yerlerini-Beyazıt,Beyoğlu,Beşiktaş,Şişli vs.-,Meserret Kıraathanesi,Löbon gibi mekanları geziyorlardı.
İstanbul o günlerde harp sahnesi gibi olmuştu.Bir taraftan işgalci kuvvetler tayyareleriyle şehri bombalıyor öte yandan Bulgar Mütarekesi’nin ardından,Avrupa’da söylendiği gibi Türklerin gad-dar ve ilkel bir millet olmadığını göstermek için propagandalar,mitingler yapılıyordu.Cemal,İhsan ve Peyami’nin de yer aldığı propaganda milli derdin en büyük çaresi kabul ediliyordu.İttihatçı,İti-lafçı bütün bir millet,hatta şehzadeler ve Padişah bile inanmış,propagandaya atılmıştı.Şişli’de bu propagandaları yapan salonların başında Peyami’nin annesinin salonu da vardı.Annesi,İzmirli zengin bir ailenin İstanbul’da büyümüş bir kızıydı.Maddi durumunun iyi olması ve yaşlı başlı, saygıdeğer bir hanım olması salonunu bu işler için uygun hale getiriyordu.Bununla birlikte,milli mücadele propagandasını tam olarak benimsemeyip bazı işgalci kuvvetlerin hegomanyasına gir-meyi isteyenler de yok değildi.Bu zümreyi Salime adında uzun,güçlü,iyi giyimli,siyah gözlü, pembe yüzlü,kibirli,alafranga taraftarı ve İttihatçı düşmanı bir hanım yönetiyordu.Fakat buna kar-şın Salime Hanım’ın yegane tahammül ettiği İttihatçı da Cemal idi.Bu arada Cemal ve İhsan Sali-me Hanım’a rakip iki heyet ile sıkı bir işbirliği içerisindeydi.
Bir süre sonra İzmir’in işgalini haber alan Cemal deliye döndü ama aynı zamanda büyük bir metanet gösteriyordu.Aynı durumda olan Peyami ve İhsan da Cemal’e İzmir’den gelen telgrafta kız kardeşi Ayşe’nin yaralandığını ve üç gün sonra geleceğini;fakat Hariciye’de çalışmış sonra ti-carete atılmış olan eşi Mukbil Bey’i ve küçük oğlu Hasan’ı Yunanlıların öldürdüğünü söylediler. Ertesi gün,6 Haziran 1919,yarı hüzünlü yarı sevinçli bir şekilde Ayşe ile birlikte hepsi meşhur Sultanahmet Mitingi’nin yapılacağı meydana gittiler.Meydan kıyamet gibi kalabalıktı ve çocu-ğundan yaşlısına kadar her türden ve sınıftan insan vardı.Kimi düşünceli,kimi isyankar,kimi se-vinçli ve kimisi de hüzünlüydü.Meydanda kürsünün önünde konuşmayı yapanlar arasında Halide Edip Adıvar ve Mehmet Emin Yurdakul da vardı.Miting bitiminde Hayri,Salim ve Ahmet Selim adında üç yüzbaşı Ayşe’nin başına gelen faciayı duymuş olacaklar ki onu adeta bu mücadelenin sembolü kabul ettiler.Mitingden beş altı gün sonra bir grup-Salime Hanım,Mister Cook(bir İngi-liz muhabiri),Albay Haşmet Bey-Peyami’nin evini ziyaret ettiler.Salime Hanım ve özellikle Mis-ter Cook sözde memleket hakkında bilgi toplamak,herkesin İngiliz dostu olması gerektiğini anlat-mak ve İzmir kızı Ayşe’yi dinlemek için geldiklerini söylediler.Esasında Ayşe’yi kullanarak İngi-liz hegomanyasına girmek istiyorlardı ancak başarılı olamadılar.İstediklerini kabul ettiremeyen Salime Hanım ve Mr.Cook oradan ayrıldıktan sonra herkes İzmir kızı Ayşe’ye kılıçlarını adadı.
Bu ve benzeri olaylar üzerine ortalıkta Cemal,Peyami ve Ayşe’nin öldürüleceği sözleri ortaya çıktı ve Ayşe Gedikpaşa’da ayrı bir eve taşınmak zorunda kaldı.Bundan başka İhsan ve Peyami haricinde Cemal,Haşmet Bey gibi subayların birçoğu İzmir’e kaçtılar.Hem İhsan hem Peyami Ayşe’ye bir kardeş gibi bakacaklarına dair Cemal’e söz vermişlerdi.Bu arada İhsan ve Peyami de Ayşe’ye aşık olmuşlardı.İstanbul’da garip bir ihtilâl havası esiyordu ve gitgide Anadolu’ya doğru yayılıyordu.Ayrıca halk tabanından gelen ihtilâlci kuvvetler hem işgalci kuvvetlerle hem de içeri-de işgalci kuvvetleri destekleyen azınlıklarla mücadele ediyorlardı.Peyami bir süre sonra hastalığı üzerine olayları Ayşe’nin tek konuşup anlaştığı arkadaşı sebzevatçı Zeynep Kadın’a bıraktığı mektuplarından takip etmeye başladı.İstanbul İngilizler tarafından işgal edilmiş,Meclis-i Mebu-san kapatılmış,birçok mebus sürgüne gönderilmiş ve bazıları da Anadolu’ya milli mücadeleye destek için geçmişlerdi.Ayşe ise İngilizlerin,evini silah aramak bahanesiyle tarumar etmeleri üze-rine evini terk etti ve Doğancılar’da karşılaştığı teğmen Seyfi’nin evine yerleşti.Ancak İhsan’ın Adapazarı’na,Cemal’in de Eskişehir’e tayinlerinin çıkması üzerine Peyami ve Ayşe de İhsan’ın köyüne gittiler.
Köyde Kezban adında genç ve güzel bir kız İhsan’ı;Ahmet Rıfkı adında genç bir asker de Ay-şe’yi seviyordu.Lakin aşklar karşılık bulamadı çünkü İhsan ve Ayşe aslında birbirlerini seviyor-du.Buna rağmen İhsan ve Ayşe birbirlerine olan kıskançlıklarından dolayı uzun süre bir araya ge-lemediler.En sonunda Ayşe bir gün yaralı olarak gelen İhsan’ın hastanede pansumanını yaparken kendisine yaptığı evlilik teklifini geri çevirmedi.Fakat İhsan’ın bir süreliğine gittiği Ankara’da kendisine mütemayil olan amcazade kızı Sabiha ile birlikte günlerini geçirdiğini gören bir albay bunu Cemal’e yanlış bir şekilde yorumlamasından ve Ayşe’nin bunu haber almasından dolayı a-ralarına bir süre soğukluk girdi.Daha sonra Ayşe’nin tekrar rahatsız edilmesi,Geyve’nin fazla gü-venli olmayışı ve Cemal’in de istemesi üzerine Cemal’in yanına Eskişehir’e gönderildi.Gittiği her yerde hemşire olarak vazifesini yapan Hemşire Ayşe Eskişehir Hastanesi’nde de,seyyar hastane-lerde de bu mesleğini sürdürdü.Bu arada Peyami kendisine silah ve diğer bazı talimleri yaptıran ve birlikte çalıştığı Mehmet Çavuş ta Kezban’a evlenme teklif etti.Kezban’ın teklifi kabul etme-mesi üzerine onu kaçırdı fakat daha sonra çıkan ihtilâl sonucunda asılarak hayatına son verildi. Kezban’ın ise ne yazık ki bundan haberi olmadı.
Peyami’nin Milli Savunma Bakanlığı’na tayininin çıkması ve Ayşe’den ayrı kalması,ona olan sevgisini daha da kuvvetlendirdi.Görev için gittiği batı cephesinde alay kumandanı İhsan ile kar-şılaşan Peyami olayları onunla konuştu.En sonunda Ayşe’ye bir kardeş gözüyle bakmaya karar veren Peyami aşkını içine gömerek onları birbirine bıraktı.
Savaşın başlamasına çok az kalmış,ordular cephede hazır bekliyorlardı.I.İnönü ve II.İnönü sa-vaşlarını kazanmış ve şimdi Sakarya Meydan Muharebesi’ne Cemal ve Ayşe de iştirak etmişlerdi. Yedek subay Peyami İstanbul milliyetçilerini kaçırmak ve orduya cephane desteği sağlamakla görevli Yüzbaşı Saffet ile sürekli görüşme içerisindeydi.Bir süre sonra Peyami Ayşe ile konuşma-ya karar verdi ve konuyu İhsan ile konuşmasını söyledi fakat Ayşe bunun İhsan’ı derin etkileye-ceğini düşünerek onunla önce konuşmak istemedi.Ancak Ayşe İhsan ile konuşamadan İhsan sa- vaşta şehit düştü.Çok geçmeden Ayşe ve Cemal de hayatlarını kaybetti ve Peyami de hem bacak-larını kaybetti hem de kafasına kurşun isabet etmişti.Oysa ki bütün bu olanlar sadece Peyami’nin kafasından uydurduğu şeylerdi.Maalesef ameliyat sırasında Peyami de hayata gözlerini yumdu.




SON

HAYAT YALAN OLMUŞ.....
12-27-2007 06:05 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
   
Anahtar Kelimeler

Ateşten Gömlek  ,Ateşten Gömlek  indir,Ateşten Gömlek  yükle,Ateşten Gömlek  download,Ateşten Gömlek  indirmek istiyorum,Ateşten Gömlek  yükle,Ateşten Gömlek  bedava, Ateşten Gömlek  İNDİR,Ateşten Gömlek  YÜKLE,free,yukle,İndir,download,inndir,Ateşten Gömlek  Dvdrip,Ateşten Gömlek  filmi indir



Foruma Git: