..::Alt+f4::..

Tam Versiyon: “Peki” diyen kazanır
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.

restart

“Seyyid Fehîm Arvâsî”, hâl ehli bir kişiydi.
İslâma hizmet etmek, en mühim tek işiydi.
O, bir gün buyurdu ki: (Olmayın îtirâzcı.
Dâimâ “Peki” deyin, olsa da biraz acı.
Zîrâ “Peki” demekle Eshâb Resûlullah’a,
Çok yakın ve sevgili olmuşlardı Allah’a.
Hazret-i “Ebû Bekir”, mîrâcı işitince,
Hiç îtirâz etmeyip, tasdîk etti hemence.
“Tamam!” dediği için o gün Resûlullah’a,
“Sıddîk” lakabı ile yükseldi bir kat daha.
“İmâm-ı Rabbânî” de, hac için, Hindistân’dan,
Bâzı talebesiyle yola çıktı bir zaman.
Henüz “Bâkî Billâh”ı tanımıyordu, fakat,
Yok idi o devirde Onun gibi âlim zât.
Zâhirî ilimlerin vâkıf olup hepsine,
Ders verirdi yüzlerce ilim talebesine.
İşte o yolculukta, birisi talebenin,
Huzûruna gelerek İmâm-ı Rabbânî’nin,
Arz etti ki: (Efendim, benim bir hocam vardır.
Filân yerde oturur, adı Bâkî Billâh’tır.
Berâber gidelim mi, Onun ziyâretine?)
İmâm, “Peki” buyurdu onun bu teklîfine.
Tevâzû buyurarak, kırmadı o gün onu.
Onun hatırı için, değiştirdi yolunu.
İmâm-ı Rabbânî’yi görünce Bâkî Billâh,
Dedi ki: (Aradığım, budur elhamdülillah.)
Zîrâ hep bekliyordu Serhend’den bir “Yiğid”i.
Beklediği o yiğit, “İmâm-ı Rabbânî”ydi.
Bâkî Billâh, İmâm’a etti ki şöyle niyâz:
(Bizim misâfirimiz olmaz mısınız biraz?)
İmâm, bu teklîfe de îtirâz etmeyerek,
Hemen kabûl eyledi yine “Peki” diyerek.
İki gün sohbet edip, buyurdu ki bu defâ:
(İsterseniz gidiniz siz artık Beytullah’a.)
Lâkin aradığını bulmuştu Onda hepten.
Beytullaha gitmekten vazgeçti bu sebepten
Bir “Peki” demek ile kendi talebesine,
Kavuştu aradığı hakiki mürşidine.
O huzûrda “İki ay” kalarak en nihâyet,
O büyük üstâdından aldı mutlak icâzet.
Referans URL